Dolandırıcılık Davası Avukatı

Dolandırıcılık Davası Avukatı

Dolandırıcılık Davası Avukatı

Dolandırıcılık davası avukatı;

  • Bir kişiyi hileli davranışlarla aldatarak o kişiye zarar vermek,
  • Kendisine veya başkasına yarar sağlamak üzere suç işleyen kişiyi,

savunmak amacıyla dava yürüten avukattır. Dolandırıcılık davası avukatı esasen ceza davalarına bakan, ceza davaları konusunda uzman bir avukattır. Dolandırıcılık davasına bakan avukatın üzerinde çalışacağı dosya dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğundan dolandırıcılığa ilişkin bir takım bilgilerin bilinmesinde fayda olacaktır.

Dolandırıcılık Davası

Dolandırıcılık davası, bir kişiyi hileli davranışlarla aldatarak o kişiye zarar vermek, kendisine veya başkasına yarar sağlamak üzerine görülen ceza davasıdır. Dolandırıcılık ceza davası suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığı tarafından iddianame düzenlenerek açılır. Davaya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemelerinde bakılır. Dolandırıcılık suçunun cezası 1 ila 5 yıl hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası ile başlar (TCK m.157). Suçun işlenişinde bulunan ağırlaştırıcı sebeplerin varlığında 20 yıla kadar hapis cezası ile on bin güne kadar adli para cezasına hükmedilebilir.

Dolandırıcılık Suçu

Dolandırıcılık suçu hükümleri ceza kanununun 157., 158. ve 159. maddelerinde düzenlenmiştir. 157. maddede dolandırıcılık suçu;

  • Hileli davranışlarla bir kişiyi aldatarak,
  • Malvarlığı bakımından onun veya başkasının zararına yol açacak şekilde davranışta bulunarak,
  • Kişinin kendisine veya bir başkasına yarar sağlaması,

şeklinde tanımlanmıştır.

Hile

Dolandırıcılık suçunda hile; suçu işleyenin, mağdur üzerinde doğru olmayan düşünce ve inanca sahip olmasını sağlamasıdır. Hile, var olan bir durum veya olay hakkında yapılabilir. İleride meydana gelebilecek olaylar hakkında hile geçerli değildir.

Aldatma

Suçu işleyenin, mağdurun bilgisizliğinden faydalanarak yarar sağlaması dolandırıcılık suçu bakımından aldatma olarak tanımlanmaktadır. Hile ile aldanma arasında nedensellik ilişkisi mevcut olmalıdır. Hile sergilendikten sonra bu hile nedeniyle meydana gelen aldanma durumu ile mağdur davranışları yönlendirilmelidir. Meydana gelen aldanma durumu failden kaynaklanmıyorsa, dolandırıcılık suçu faile yöneltilemeyecektir. Dolandırıcılığın meydana gelebilmesi için yarar sağlanması ile zararın ortaya çıkması da gerekmektedir. Zarar ve yararın ekonomik değeri olmalıdır. Ekonomik değeri olmayan zararlar ve yararlar bu suç kapsamında değerlendirilmemektedir. Suç işlendikten sonra zararın tazmini suçun oluşmasını engellememektedir. Ancak, zararın tazmini etkin pişmanlık sayılarak cezada indirime gidilmesini sağlamaktadır.

Dolandırıcılık Suçunun Cezasını Artıran Durumlar Nelerdir?

Dolandırıcılık suçunun cezayı ağırlaştırıcı nedenleri, TCK 158. maddede düzenlenmiştir. Birden fazla ağırlaştırıcı nedenin aynı olayda gerçekleşmesi durumunda cezaların nasıl toplanacağına ilişkin olarak kanunda açıklık bulunmamaktadır. TCK 61. madde çerçevesinde alt sınırın üzerinde ceza tayin edilebilmektedir. Dolandırıcılık suçunun;

  • Muskacılık, üfürükçülük gibi dini inanç ve duyguların istismarı yoluyla,
  • Kişinin çaresizlik içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan fayda sağlanarak,
  • Sarhoşluk, akıl zayıflığı, yaşlılık ve benzer şekilde kişinin olayları algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanarak,
  • Dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, siyasi dernek, vakıf ve partilerin aracılığıyla,
  • Kamu kurumlarının ve kuruluşlarının zararına,
  • Bilişim sistemlerinin, bankaların veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması şeklinde,
  • Basın, yayın araçları ile kolaylık sağlanarak,
  • Tacir, şirket yöneticisi veya şirket yetkililerinin ticari faaliyet esnasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatif faaliyeti kapsamında,
  • Serbest meslek sahiplerinin meslekleri nedeniyle kendilerine duyulan güvenden faydalanarak,
  • Banka ve kredi kurumları tarafından açılmaması gereken kredilerin açılmasını sağlamak amacıyla,
  • Herhangi bir sigorta bedelinin alınmasını sağlamak amacıyla,
  • Suçu işleyenin kendisini kamu görevlisi, banka, sigorta şirketi veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtarak veya bunlarla ilişkili olduğunu söylemesi,

halleri dolandırıcılık suçunda cezayı artıran durumlardır.

Bu durumlar doğrultusunda suçun işlenmesi durumunda;

  • 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile
  • 5000 güne kadar adli para cezasına

hükmedilecektir.

Dolandırıcılık suçunun;

  • Kamu kurumlarının ve kuruluşlarının zararına,
  • Bilişim sistemlerinin, bankaların veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması şeklinde,
  • Serbest meslek sahiplerinin meslekleri nedeniyle kendilerine duyulan güvenden faydalanarak,
  • Sigorta bedelinin alınmasını sağlamak amacıyla,
  • Suçun failinin kendisini kamu görevlisi, banka, sigorta şirketi veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtarak veya bunlarla ilişkili olduğunu söyleyerek,
  • Kamu görevlileriyle hatır ilişkisi içinde bulunulduğu belirtilerek belirli bir işin görüleceği vaadiyle,

işlenmesi hallerinde ise hükmedilecek hapis cezası en az 4 yıl, adli para cezası da en az suçtan elde edilen menfaatin 2 katı olacaktır.

Dolandırıcılık suçunun 3 veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda cezalar yarı oranda artacaktır.

Dolandırıcılık suçunun suç işlemek amacıyla kurulan bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda ise verilecek cezalar 1 kat oranında artacaktır.

Ancak, dolandırıcılık suçu bir hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağa yönelik işlenirse, şikayet halinde, verilecek ceza 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası olacaktır.

Dolandırıcılık Suçunun Cezasını Azaltan Durumlar Nelerdir?

Dolandırıcılık cezasında indirime gidilebilen durumlar da mevcuttur. Bu durum etkin pişmanlıktır. Etkin pişmanlıktan faydalanmak için bir takım koşulların sağlanması gerekmektedir. Bu koşullar;

  • Dolandırıcılık suçunun tamamlanması ile bu suç hakkında kovuşturma başlamadan önce, yani soruşturma aşamasında veya soruşturma öncesinde,
  • Suçu işleyen, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek,
  • Suçun işlenmesiyle oluşan zararı; geri verme veya tazmin ederek gidermesi halinde,

verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilir.

Bunun yanında, etkin pişmanlık dava aşamasında hüküm verilene kadar gösterilirse verilecek ceza yarı orana kadar indirilebilecektir.

Ayrıca, dolandırıcılık;

  • Ayrılık kararı verilmemiş eşler arasında,
  • Aynı konutta yaşayan kardeşler arasında,
  • Üstsoy ve altsoy ile aynı derecede kayın hısımlarından birisi ile evlat edinen ile evlatlık arasında,

işlenirse, cezaya hükmolunmayacaktır.

Ancak bu suç;

  • Aralarında ayrılık kararı verilmiş eşler arasında,
  • Aynı konutta yaşamayan kardeşler arasında,
  • Aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, yeğen, teyze veya 2. derecede kayın hısımlarına karşı,

işlenmiş ise, şikayet üzerine, verilecek cezada yarı oranında indirime gidilecektir.

Son olarak dolandırıcılık suçu bir tüzel kişiliğin yararına işlenmişse, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirine hükmolunacaktır.