Boşanma Davası Nasıl Açılır, Nafaka, Tazminat ve Velayet Nasıl Belirlenir?

Boşanma Davası Nasıl Açılır, Nafaka, Tazminat ve Velayet Nasıl Belirlenir?

Hukuki destek için Avukat Mehmet Sinan Akkuş'u arayabilirsiniz
0532 155 08 50
İçindekiler

Boşanma davası, Türk Medeni Kanunu'nun 161-166. maddeleri kapsamında aile mahkemesinde açılan resmi evliliği sona erdirme davasıdır. Anlaşmalı boşanma (TMK 166/3) genellikle 45-90 günde tek duruşmada sonuçlanırken, çekişmeli boşanma 1-3 yıl sürebilir. Davada boşanma kararının yanı sıra nafaka, velayet ve tazminat talep edilebilir.

Boşanma avukatı ücretinin ne kadar olduğu boşanmak isteyen ya da halihazırda boşanma davası olan kişiler tarafından sıkça merak edilen bir konudur. Boşanma avukatı ücreti, her durum için farklılık gösterebilir. Davanın zorluğu, davanın konusu ve tarafların talepleri gibi hususlar boşanma avukatı ücretini etkilemektedir. Bu nedenle boşanma avukatı ücreti konusunda net bir şey söylemek mümkün değildir. Ancak her yıl baroların yayınladığı tavsiye niteliğinde ücret tarifesi ücret konusunda bir fikir verebilmektedir.

2026 Tarife Örneği (Güncel oranlar için lütfen avukatınıza danışınız):

İzmir Barosu’nun 2026 dönemine ilişkin tavsiye tarifesine göre, İzmir boşanma avukatının:

  • Anlaşmalı boşanma davasında: 144.000,00 TL
  • Çekişmeli boşanma davasında: 187.000,00 TL
  • Maddi ve manevi tazminat talepli boşanma davasında: 187.000,00 TL veya dava değerinin %16’sı

Not: Baro tarifesi her yıl güncellenmektedir. Detaylı ve güncel tarife bilgileri için 2026 Boşanma Avukatı Ücreti rehberimizi inceleyebilirsiniz. Avukatlar tavsiye edilen ücretin üzerinde veya altında ücret talep edebilirler.

Boşanma Davaları

Yasal evlilik medeni kanun hükümleri gereğince yapılır. Evlilik içinde eşlerin anlaşamayabilirler. Bu ve benzer nedenlerle evliliğin yürümeyeceği ortaya çıkar. Evliliğin kaldırılması için aile mahkemesine başvurulmalıdır. Başvuru dilekçe ile yapılır. İşte bu boşanma davasıdır.

Boşanma Davası Neden Açılır?

Yasal evliliklerde, eşlerden biri evlilik sorumluluğuna aykırı hareket edebilir. Diğer eş bunu kendisine yapılan haksızlık olarak değerlendirebilir. Boşanma davaları genellikle bu nedenle açılmaktadır.

Boşanma Davalarının Eşler Bakımından Etkileri Nelerdir?

Boşanma davasının açılmasıyla eşler birlikte yaşamak zorunda değildir. Ancak bu durum istedikleri gibi yaşayacakları anlamı taşımaz. Çünkü, eşler halen evlidir ve boşanma davası sürmektedir. Süren davada eşlerin kusurunu artıran deliller dosyaya sunulabilmektedir. Öyle ki; Aile Mahkemesi boşanma kararı verse de, karar kesinleşmemiştir. Evlilik birliği devam etmektedir. Eşlerin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarının dikkate alınması gerekecektir.

Taraflar için mahkemece geçici nafaka tedbirlerine hükmedilebilecektir. Dava kesinleştiğinde nafaka miktarı artabilir, azalabilir, ortadan kaldırılabilir. Hatta, yeni nafakaya hükmedilebilir. Yaşı 18'den küçük çocuklar için velayet söz konusudur. Dava sürerken geçici verilen velayet kararı kaldırılabilir. Ortak velayete veya velayetin devamına hükmedilebilir. Dostça ayrılmayan eşler için sürekli rekabet durumu mevcuttur. Neticede eşler birbirini defalarca şikayet edebilmektedir. Bu yüzden eşler defalarca ifade vermek zorunda kalabilmektedir. Dosyaya eklemek için tarafların sosyal inceleme raporu kolluktan istenecektir. Kolluk da bu raporu düzenlemek için tarafları karakola davet edecektir. Davete icap olunmazsa tarafların bulundukları yer ziyaret edilebilecektir. Hazırlanan rapor mahkemeye teslim edilecektir. Eşin diğerini şikayeti halinde, uzaklaştırma kararı da verilebilecektir. Talep halinde eşlerin akıl sağlığı raporları da düzenlenebilecektir.

Boşanma davasının sonunda ise eşler boşanacaklardır. Böylece, birbirlerine karşı evlilik sorumlulukları ortadan kalkacaktır. Bununla birlikte, nafaka ödeme yükümlülüğü de devam edebilecektir. Kadın, eski eşinin soyadını kullanamayabilecektir. Kadın kocasının soyadıyla mesleğinde ilerlemişse hakim soyadını kullandırabilecektir.

Kadının 300 günlük evlenme yasağı dava sonunda başlayacaktır. Doğum, sağlık raporu, eski eş ile tekrar evlenme; yasağı kaldıracaktır. Amaç, boşanma sonrası doğan çocuğun soy bağının karıştırmamaktır.

Boşanma Davalarının Çocuklar Bakımından Etkileri Nelerdir?

Boşanma aşamasında olan eşlerin ortak çocukları olabilir. Bu çocuklar ergin veya küçük olabilirler. Boşanma aşamasında eşler birbirlerine düşmanca yaklaşabilirler. Bu durumu gören çocuklar duygusal olarak etkilenebilirler. Çocukların velayeti boşanma davası devam ederken de istenebilmektedir. Bu nedenle, çocuklar eşlerin çekişmesinin ortasında kalabilirler. Bu durum, çocuklara taraf seçme baskısı oluşturmaktadır. Dava devam ederken şu hususlar çocuklara baskı kurmaktadır; geçici velayet konusunda taraf seçmeye zorlanırlar. Kendilerini ifade edebilmeleri halinde duruşmada dinlenirler. Kişisel ilişki kurulurken anne baba kavgasına tanık olabilirler. Bunlar, ortak çocuklara psikolojik baskı oluşturmaktadır. Dava görülürken küçük çocukların beyanları gerekebilir. Bu beyanlar; pedagog, psikolog, sosyal hizmet uzmanınca alınır. Rapor olarak mahkemeye sunulur.

Aile ortamı güven vericidir. Boşanma davası sonunda çocuklar aile ortamından uzaklaştıklarını düşünürler. Davranış bozuklukları, ders aksatmaları, arkadaşlıklar, içe kapanıklık görülebilmektedir.

Boşanma Nedir?

Resmi evlilik, evlendirme memuru önünde kayıt altına alınır. Boşanma, bu evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Boşanma sebepleri Türk Medeni Kanununda yer alır.

Boşanma Avukatı

Boşanma avukatı, boşanma davalarında uzmanlaştırılmış hukuk müşaviridir. Boşanma aşamasında profesyonel hukuki desteğin sağlanması, haklarınızın korunması ve davada başarı elde edilmesi açısından son derece önemlidir. Detaylı bilgi için Boşanma Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Boşanma sebepleri, Medeni Kanun'un 161 ila 166. maddelerinde belirtilmiştir. Bu sebepler aşağıda sıralanmıştır;

  • Zina nedeniyle boşanma,
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma,
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma,
  • Terk nedeniyle boşanma,
  • Akıl hastalığı nedeniyle boşanma,
  • Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma,

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Zina konusu Medeni Kanun'un 161. maddesinde belirtilmiştir. Bir eşin zina etmesi durumunda diğer eşin açtığı boşanma davasıdır. Dava, zina tarihinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Toplamda beş yıl içinde açılmak zorundadır. Örnek olarak, zinayı 4 sene 10 ay sonra öğrenen eşin 2 ayı kalmıştır. Bu süreleri hakim kendiliğinden inceleyecektir. Bu süreler, faklı zamanlarda yapılan eylemlerde son ilişki bitiş tarihinden başlamaktadır. Daha detaylı bilgi için Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası yazımızı okuyabilirsiniz.

Medeni Kanun, Madde 161

Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Zina Nedir?

Zina, evli kişilerin karşı cinsten başka kişilerle ilişkileridir. Eşler birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak, yardımlaşmak zorundadırlar. Evliliğin resmi olmaması zinayı haklı kılmaz. Boşanma davası nedeniyle ayrı yaşanılması da haklı kılmaz. Hakimin ayrılık kararı vermiş olması da haklı kılmamaktadır. Ayrıca, zinanın serbest iradeyle yapılıyor olması gerekmektedir.

Zina ile temelden sarsılma nedenine dayanılarak boşanma davası açılabilmektedir. Bu durumda hakim önce zinanın gerçekleşip gerçekleşmediğini inceleyecektir. Gerçekleştiği kanaatine varırsa zina nedeniyle boşanmaya karar verecektir. Gerçekleşmediği kanaatine varırsa evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını değerlendirecektir.

Yalnızca zinaya dayanılarak boşanma davası açılabilir. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi değerlendirilmeyecektir.

Zinayı öğrenen eş zinayı yapan eşi affedebilir. Bu durumda zinaya dayalı boşanma davası açılamamaktadır. (Medeni Kanun md. 161/3)

Zina, gizli yapılan bir eylemdir. Bu nedenle zinanın varlığı ilişkiyi tam ispatlayan delillerle olmayabilir. Birlikte aynı apartmana girme durumu da ispatlamaktadır. Aynı tarihlerde oda kiralama kaydı da zinayı ispatlayabilmektedir.

Medeni Kanun, Madde 161/3

Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Bu boşanma nedeni, Medeni Kanun'un 162/1. maddesinde belirtilmiştir. Bu nedenlerden ilki; eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesidir. Eşlerden birinin diğerine pek kötü davranması da açılacak boşanma davası nedenidir. Ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunma da boşanma davası açma nedenlerindendir. Bu nedenlerle açılan boşanma davasında da zamanaşımı süreleri mevcuttur. Bu süreler Medeni Kanun'un 162/2. maddesinde belirtilmiştir. Dava, bu nedenlerin gerçekleştiği tarihinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Toplamda beş yıl içinde açılmak zorundadır. Örnek olarak, zinayı 4 sene 10 ay sonra öğrenen eşin 2 ayı kalmıştır. Bu süreleri hakim kendiliğinden inceleyecektir. Bu süreler, faklı zamanlarda yapılan eylemlerde son ilişki bitiş tarihinden başlamaktadır. Kendisine yapılan bu eylemleri affeden eşin dava hakkı ortadan kalkmaktadır.

Eş tarafından yapıldığı veya azmettirenin eş olduğu durumu ispat edilecek unsurlardandır. Hayata kast, pek kötü, onur kırıcı davranışların gerçekliğinin ispatlanması da gerekecektir. Evliliğin temelinden sarsılması nedenine dayanılarak da bu nedenlerle boşanma davası açılabilmektedir.

Bu boşanma davasında diğer eşin kusurlu olması gerekmektedir. Hayata kast, pek kötü, onur kırıcı davranışları bilerek, isteyerek gerçekleştirmesi gerekmektedir. Psikotik bozukluk nedeniyle kısıtlanan eşe vasi atanabilir. O eşin sergilediği davranışlar iradi değildir. Bu nedenle kusurunun bulunmadığı ortaya çıkacaktır. Böylece kendisine bu nedenlere dayanılarak boşanma davası açılamayacaktır.

Medeni Kanun, Madde 162

Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Medeni Kanun'un 163. maddesinde belirtilmiştir. Bu nedenlerden biri, eşlerden birinin küçük düşürücü suç işlemesidir. Diğer neden de, eşlerden birinin haysiyetsiz hayat sürmesidir. Bu nedenlerle açılan davada boşanmaya kararı verilebilmesi şu olguların ispatı gerekmektedir;

  • Eşlerden birinin küçük düşürücü suç işlemesi veya
  • Haysiyetsiz hayat sürülmesi olgularının gerçekliği ile
  • Bu sebepler nedeniyle birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemeyeceği olgusu.

Hırsızlığı meslek edinen evli çiftler, hırsızlığı öne sürerek boşanma davası açamayacaklardır. Hırsızlık nedeniyle birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemeyeceği olgusuna inanmak zor olacaktır.

Haysiyetsiz hayat sürme, ahlak anlayışına göre kesin ölçütleri bulunmayan bir kavramdır. Ortaya çıkan olaylar özelinde bu kavramı değerlendirmek gerekmektedir. Haysiyetsiz hayattan bahsedebilmek için, başkalarıyla ilişkinin yaşam tarzı olarak benimsenmesi gerekmektedir. Bunun yanında bu yaşam tarzının az veya çok devamlılık göstermesi gerekmektedir. Birlikte haysiyetsiz hayat sürme, bu nedene dayalı boşanma davası açılamasını engeller. 12 yaşında kız çocuğunun taciz edilmesi küçük düşürücü suça örnektir.

Medeni Kanun, Madde 163

Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Medeni Kanun'un 164. maddesinde belirtilmiştir. Terk nedeniyle boşanmada eşlerden birinin diğer eşi terk etmesi nedenine dayanılır. Eşlerden birinin haklı sebep olmaksızın aile konutuna dönmemesi terktir. Terk, evlilik birliğinden kaynaklanan sorumlulukları yerine getirmeme amacıyla yapılmalıdır. Terk için zorlama, haklı sebep olmadan konuta dönmeyi engelleme de terktir. Terk nedeniyle boşanma davası zorlanan eş tarafından açılabilir. Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için altı aylık terk süresi tamamlanmalıdır. Dördüncü ayın sonunda talep üzerine hakim terk eden eşe ihtar çeker. İhtarda iki ay içinde aile konutuna dönmesi gerektiği bildirilir. Dönmemesi durumunda meydana gelecek sonuçlar da açıklanır. Bu kararın verilmesi için esasın incelenmesi gerekmez. Terke ilişkin süreler değiştirilememektedir. Bu süreler taraflarca ileri sürülmese bile hakim kendiliğinden dikkate alacaktır. İhtardan itibaren iki ay tamamlanmadıkça dava açılamayacaktır. Terke dayanılarak açılacak boşanma davası için ihtar, noterler tarafından da çekilmektedir. İhtar, şartları taşıyorsa ilan yoluyla da yapılabilecektir. İhtar ile yapılacak davet, aile konutuna yapılmalıdır.

Evlilik birliğinin sorumluluklarını yerine getirmeme amacı taşımayan konuttan ayrılmalar haklı sayılmaktadır. Yapılan iş, öğrenim, tedavi ve benzeri nedenler buna örnektir.

Davalı eş, aile konutunu terk etmesini haklı sebebe dayandırmak zorundadır. Haklı sebep, terke ilişkin olmayıp, aile konutuna dönmemedeki haklılığa ilişkin olmalıdır.

Terk nedenine dayanan boşanma davasının kabulü, davalının kusurlu olduğunun kabulüdür. Böylece, davalı lehine nafakaya hükmedilmeyecektir. Talep halinde davacı lehine nafakaya hükmedilecektir.

Medeni Kanun, Madde 164

Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Akıl hastalığı nedenine dayalı boşanma davası Medeni Kanun'un 165. maddesinde belirtilmiştir. Eşlerden birinin akıl hastası olması da boşanma nedenlerinden biridir. Bu nedenle ortak yaşamın çekilmez hale gelmesi boşanma davası açılmasını sağlar. Resmi sağlık kurulu raporuyla hastalığın tedavi edilemeyeceğinin tespit edilmesi gerekir. Bu nedene dayanan boşanma davasının kabulü halinde davalının boşanmada kusuru bulunmayacaktır. Bu yüzden kendisine maddi ve manevi tazminat yüklenmeyecektir. Akıl hastası eşe karşı evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası açılamamaktadır.

Medeni Kanun, Madde 165

Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

Evlilik Birliğinin Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma Medeni Kanun'un 166. maddesinde belirtilmiştir. Bu boşanma davası, genel nedene dayanan bir boşanma davasıdır. Evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması gerekmektedir. Burada ispat, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Bu ispat edilirse boşanmaya karar verilecektir. Evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan eylemin bir önemi bulunmamaktadır. Bu boşanma davasında her iki eşin boşanmaya sebebiyet verecek kusuru bulunabilecektir. Davacının kusurunun daha ağır olması halinde, davalı davaya itiraz edebilecektir. İtiraz aile mahkemesi hakimi tarafından değerlendirilecektir. Davalı tarafından haklı bir itiraz öne sürülmüşse, dava reddedilecektir. İtiraz hakkın kötüye kullanılması özelliği taşıyorsa boşanmaya karar verilecektir.

Yine, Medeni Kanun'un 166. Maddesinin 3. fıkrasında anlaşmalı boşanma davası belirtilmiştir. Bunun için en az bir yıl evli olmak gerekmektedir. Her iki eşin kabulü durumunda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilecektir. Eşlerin bununla ilgili olarak hakime boşanma iradelerinin zorlama olmadan aktarılması gerekmektedir. Hakimin boşanma nedeniyle ortaya çıkacak belirli durumları dikkate alması gerekmektedir. Parasal durumlar, ortak çocukların velayeti, nafaka, maddi ve manevi tazminat bunlardandır. Mal rejimi durumuna dikkat etmek gerekmektedir. Hakim, tarafların ve çocukların haklarını gözeterek davayı kabul edecektir. Hakim, boşanma protokolünü uygun bulmazsa, protokol maddelerinde değişiklik talep edebilecektir.

Tekrar açılan boşanma davasının reddedilememesi için en az 3 sene beklenmelidir. Bu şekilde yeniden açılan boşanma davasını hakim reddedemeyecektir. Ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliği temelinden sarsılmış kabul edilecektir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçelerine aşağıda yer alan örnekler verilmektedir;

  • Eşlerden birinin ağız ve vücut kokusunun tedavisi mümkün iken tedaviden kaçınılması
  • Bu durumun diğer eş için çekilmez hale gelmesi ile
  • Bu durumun uzman hekimlerden oluşan sağlık kurulu raporları ile belirlenmesi.
  • Çalışmamak, aile konutuna devamlı gitmemek, bu nedenle evlilik sorumluluğunu yerine getirmemek,
  • O benim eşim değil, kendisi ortalık malı oldu diyerek terk etmek.
Medeni Kanun, Madde 166

Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Boşanma Davasından Başka Dava Açmak Gerekir Mi?

Boşanma davaları resmi evlilik birliğini sona erdirdiğinden eşler ayrı yaşamaya başlayacaklardır. Ayrı yaşam ile evliliğin sona ermesi, evlilikte alınan malların bölüşülmesini gerektirecektir. Bu mallar, evlilik içinde çalışılarak alınan mallardır. Bunlar, tek eş adına tapu kaydı bulunan taşınmazlar olabilir. Araçlar, ev eşyaları, menkul değerler gibi varlıklar da olabilirler. Bunun için mal paylaşımı davası açmak gerekmektedir. Bu dava, boşanma davasından önce açılamaz. Boşanma davasıyla birlikte açılırsa boşanma davası sonuçlandıktan sonra görülecektir. Boşanma nedeniyle boşanma davasından başka açılması gerekebilecek başka davalar da olabilir. Bu davalar şunlardır;

  • Katkı payı davası,
  • Tazminat davası,
  • Çocuğun annesinin soyadını kullanmaya izin davası,
  • Boşanan kadının soyadını kullanmaya izin davası,
  • Boşanan kadının kocasının soyadının kaldırılması davası,
  • Değer artış payından doğan alacak davası,
  • Eşya alacağı davası,
  • Katılma alacağı davası,
  • Nafakanın artırılması, kaldırılması, azaltılması davaları

Boşanma Davasında İlk Duruşma Nasıl Olur?

Anlaşmalı boşanma davasında ön inceleme, esasa geçme ve karar verme ilk duruşmada gerçekleşecektir. İlk duruşma aynı zamanda tek duruşma olacaktır. Boşanma protokolü hakim tarafından taraflara ve vekillerine okunacaktır. Kabul edilip edilmediği sorulacak, kabul beyanlarından sonra tarafların boşanmalarına karar verilecektir. Son olarak duruşma tutanağı imzalanacaktır. En son olarak kararın kesinleşmesi için yargı yoluna başvuru süresi beklenecektir.

Çekişmeli boşanma davasında önce dilekçeler aşaması tamamlanacaktır. İlk duruşma ön inceleme duruşması olacaktır. Ön inceleme duruşmasında hakim şu hususları yerine getirecektir;

  • İlk itirazları ve dava şartlarını incelemek,
  • Uyuşmazlık konularını belirlemek,
  • Hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunma ve delillerin toplanması bakımından gereken işlemleri yapmak,
  • Tarafları sulhe teşvik etmek,
  • Tahkikat duruşmasının tarihini belirleyerek tüm bu hususları tutanağa geçirtmek

Tek Celsede Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Tek celsede boşanma sebepleri, öncelikle anlaşmalı boşanma davasında ortaya çıkmaktadır. Eşler tarafından imzalanan anlaşmalı boşanma protokolü tek celsede boşanmayı sağlar. Böylece, eşler arasında boşanma şartlarına ilişkin çekişme olmadığını ifade edilir. Dosyaya sonradan sunulacak herhangi bir belge, delil gibi unsurlar bulunmadığı anlaşılır.

Çekişmeli boşanma davalarında tek celsede boşanma sebepleri şu şekildedir;

  • Ön incelemede dosyaya eklenecek delil veya belgenin gerekmemesi halinde tahkikata geçilmesi,
  • Çekişmeli başlayıp ön incelemede taleplerde değişiklik yapılarak anlaşmalı boşanma davasına çevrilmesi.

Boşanma İşlemleri Nasıl Yapılır?

Anlaşmalı boşanma davası için eşler önce anlaşarak boşanma kararı alırlar. Ardından, aşağıdaki konuları kapsayan anlaşmalı boşanma protokolü düzenleyerek imzalarlar;

  • Boşanma sonrası meydana gelebilecek maddi durumlara ilişkin konular,
  • Varsa ortak çocukların velayetine ve kişisel görüşmelere ilişkin konular,
  • Evlilik içinde alınan, kişisel mal haricindeki ortak malların paylaşımına ilişkin konular,
  • Ödenecekse nafaka tür ve miktarına ilişkin açıklamalar, ödenmeyecekse bu durum,
  • Boşanma davası kapsamında bulunan maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin konular.

Bu konuları içeren anlaşmalı boşanma protokolü dava dilekçesi eki yapılır. Dava dilekçesi kimlik kartı gösterilerek tevzi bürosuna sunulur. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Dilekçe aile mahkemesine hitaben yazılmalıdır. Davalının, davacının veya son altı aydır eşlerin birlikte bulunduğu yer tevzi bürosuna başvurulur. Aile mahkemesi kurulmamışsa aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesine hitap edilmelidir.

Çekişmeli boşanma davası işlemleri için de durum hemen hemen aynıdır. Aradaki fark, tanık ve delil listesinin dilekçede belirtilmesidir.

Boşanma Davasında Karşı Dava Nedir?

Kişiye karşı haksız olduğu iddiasıyla diğer eş tarafından boşanma davası açılabilir. Esasen davayı açan eşin kusuru daha fazla olabilir. Davalı eşin bu durumda iki seçeneği bulunur;

  • Kendisine karşı açılan boşanma davasının reddini istemek,
  • Boşanma davasının reddiyle birlikte kendi talepleriyle boşanmayı istemek.

Kişi haksızlığa uğradığını, eşinin daha fazla kusurla boşanmaya sebebiyet verdiğini düşünebilir. Bu kişi önce iddialarını, delillerini, taleplerini belirleyerek bir dilekçe hazırlayacaktır. Ardından bu hususların;

  • Asıl davaya cevap dilekçesiyle birlikte süresi içinde veya
  • Esasa cevap süresi içerisinde sunulmasıyla açılan davadır.

Boşanma Davasında Neler Talep Edilebilir?

Boşanma davasında davacı öncelikle Aile Mahkemesinden boşanmaya karar verilmesini istemelidir. Bununla birlikte maddi ve manevi tazminatın karşı taraftan kendisine ödenmesini isteyebilecektir. Küçük ortak çocuk varsa dava sonlanana kadar tedbir nafakası istenebilecektir. Bunun için velayetin de istenmesi gerekir. Velayet davanın devamında ve sona erdikten sonra olmak üzere ayrı ayrı talep edilecektir. Dava sonrasından itibaren başlamak üzere de katılım nafakası istenecektir. Davacı kendisi için dava devam ederken tedbir nafakası isteyebilecektir. Dava sona erdikten sonra tedbir nafakasının yoksulluk nafakasına çevrilmesini de isteyebilecektir.

Boşanma Davasında Neler Talep Edilemez?

Boşanma davasında davacı, hakimden mal rejimine ilişkin taleplerde bulunamayacaktır. Düğünde takılan altınlar, paralar, ziynet eşyaları da bunlara dahildir. Bunlar boşanma davasında talep edilmiş olabilir. Bu durumda bu talepler ayrı bir dosya numarası ile tefrik edilecektir.

Boşanma Davasında Geçici Kararlar Nelerdir?

Uzaklaştırma kararı geçici kararlardan biridir. Aile mahkemesi hakimi eşlerden birinin talebi üzerine uzaklaştırma kararı verebilir. Bu karar için eşler birbirine tehdit, şiddet veya benzer davranışlar sergilemelidir. Dava devam ederken geçici velayet ve tedbir nafakalarına da hükmedilebilmektedir.

Boşanma Davasında Hangi Kararlar Alınır?

Boşanma davası sona erdiğinde hakim önce tarafların taleplerini değerlendirir. Tarafların kusur oranlarını dikkate alarak öncelikle boşanmaya karar verir. Talep halinde maddi, manevi tazminata, katılım ve yoksulluk nafakalarına da hükmedecektir.

Boşanma Davası Türleri Nelerdir?

Boşanma davasının türleri anlaşmalı boşanma davası ile çekişmeli boşanma davasıdır. Çekişmeli boşanma davaları şunlardır;

  • Zina nedeniyle boşanma,
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma,
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma,
  • Terk nedeniyle boşanma,
  • Akıl hastalığı nedeniyle boşanma,
  • Evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmadır.

Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı boşanma davası, TMK 166/3 maddesi uyarınca eşlerin boşanma ve sonuçları (velayet, nafaka, mal paylaşımı) konusunda tam mutabakata vardığı hızlı bir süreçtir. Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması ve her iki eşin duruşmada bizzat hazır bulunması zorunludur. Doğru hazırlanmış bir protokol ile süreç genellikle 1-3 ayda tek duruşmada sonuçlanır.

Daha fazla bilgi için Anlaşmalı Boşanma sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Çekişmeli Boşanma Davası

Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma veya sonuçları (velayet, nafaka, mal paylaşımı) konusunda anlaşamadığı durumlarda mahkemenin delilleri değerlendirerek karar verdiği boşanma türüdür. Bu tür davalar genellikle 1-3 yıl sürer ve çok sayıda duruşma gerektirdiğinden avukat desteği şiddetle önerilir.

Daha fazla bilgi için Çekişmeli Boşanma sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Boşanma Davası Nasıl Açılır, Nafaka, Tazminat ve Velayet Nasıl Belirlenir?, Soru - Cevap

  • Boşanma davası nedir?

    Boşanma davası, resmi evliliğin Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen sebeplere dayanılarak aile mahkemesi kararıyla sona erdirilmesi için açılan davadır.

  • Boşanma davası hangi mahkemede açılır?

    Boşanma davaları aile mahkemelerinde açılır. Davacının, davalının veya son altı ay birlikte yaşanan yerin aile mahkemesi yetkilidir.

  • Boşanma davası ne kadar sürer?

    Anlaşmalı boşanma davası genellikle 45-90 gün içinde sonuçlanır. Çekişmeli boşanma davası ise mahkemenin yoğunluğuna göre 1-3 yıl sürebilir.

  • Boşanma davasında neler talep edilebilir?

    Boşanma davasında boşanma kararı, maddi-manevi tazminat, velayet, nafaka (tedbir, yoksulluk, iştirak) talep edilebilir. Mal paylaşımı ayrı bir dava konusudur.

  • Anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanma arasındaki fark nedir?

    Anlaşmalı boşanmada eşler tüm konularda protokol hazırlayarak uzlaşır; genellikle tek duruşmada sonuçlanır. Çekişmeli boşanmada taraflar anlaşamaz, mahkeme delilleri değerlendirerek karar verir.