Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası

Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Davası

Hukuki destek için Avukat Mehmet Sinan Akkuş'u arayabilirsiniz
0 (532) 155 08 50

Zina, evli olmayan erkek ve kadın arasında geçen cinsel birlikteliktir. Dolayısıyla, hukukumuzda yer alan boşanma sebebi olan zina, evli bir bir bireyin eşinden başka bir kişi ile cinsel birliktelik yaşamış olmasıdır. Zina, ispatlandığı takdirde, aşağıda yer alan unsurların da oluşmasıyla boşanmaya sebep olmaktadır.

Eşlerden birinin zina etmesi, diğerine boşanma davası açma hakkı vermektedir. Bu hakka sahip olan tarafın dava açma hakkı, zinanın öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır. Bu altı ay içinde dava açmayan eş zina nedeniyle boşanma davası açma hakkını kaybetmiş olacaktır. Eşlerden biri, zina tarihinin üzerinden beş yıl geçtikten sonra zinayı öğrenmişse zina nedenine dayanarak boşanma davası açamayacaktır. Zinayı öğrenip bu nedene dayalı boşanma davası açma süresi beş yıldır. Aile mahkemesi hakimi, bu süreleri davalının talebi olmaksızın inceleyecektir.

Zinanın gerçekleşmiş olması için bir eşin başka biriyle cinsel ilişkiye girmesi yetmemektedir. Zira, burada kusur şartı aranmaktadır. Kusur şart, ilişkiye giren eşin serbest iradesiyle bunu yapmış olmasıdır. Eş zorlanarak, elinde olmayarak bir ilişkiye girmek zorunda kalmışsa, bu durum ilişkiye giren eşin iradesi, isteği dışında olacağından, kendisine karşı zina nedenine dayalı açılan boşanma davası reddedilecektir.

Zina yapıldığını bilen eş, bildiği halde eşini affederse, bunu da zina yapan eş ispatlayabilirse ya da zina öğrenildikten sonra taraflar birlikte yaşamaya devam ederlerse söz konusu zina sebebiyle açılan boşanma davası reddedilecektir.

Zina Nasıl Kanıtlanır?

Zina, her türlü delille kanıtlanabilmektedir. Uygulamalar üzerinden yapılan yazışmalar, gizlice alınan ses kayıtları veya video görüntüleri, fotoğraflar, tanık beyanları gibi deliller kullanılabilmektedir. Her ne kadar toplanmış olan delillerin hukuka uygunluğu sorunu ortaya çıksa da zina, niteliği gereği gizli yapılan bir eylemdir.

Yargıtay Kararları Doğrultusunda Zina Olarak Değerlendirilen Durumlar Nelerdir?

  • Eşin başka birisiyle beraber yaşaması
  • Eşin evlilik sonrası evlilik dışı çocuğa sahip olması
  • Eşin başka bir kişiyle uygunsuz fotoğrafının veya videosunun olması
  • Eşin başkasıyla sıkça telefon görüşmesi yapması, gece saatlerinde uzun süreler boyunca konuşması

Yargıtay Kararları Doğrultusunda Zina Olarak Değerlendirilmeyen Durumlar Nelerdir?

  • Eşin başka biriyle telefonda konuşması, mesajlaşması veya arkadaşlık kurması
  • Eşin başka biriyle aynı araçta birlikte seyahat etmesi
  • Eşin telefon üzerinden cinsel içerikli konuşmalar yapması

Zina İspatlandıktan Sonra Ne Olur?

Zina yaptığı kanıtlanan eş tam kusurlu sayılır. Yani davayı mutlak kaybeden taraf olur.
Zina yapan eşine karşı boşanma davası açan eş, maddi - manevi tazminat kazanır.

ÖRNEK YARGITAY KARARLARI

1-) (2. HD, 27.03.2013, 2012/22511-2013/8420)

"...beyanlarıyla, davalının asistanı olarak çalışan S.' ile karı-koca gibi birlikte yaşamış oldukları ispatı gerçekleşmiştir. Esasen mahkemece de davalının sadakatsizliği sabit görülmekle, bir başka kadınla yaşadığı örtülü olarak kabul edilmiştir. Bu durumda davalının zinası ispatlanmıştır. Bu bakımdan davanın kabulüyle tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmesi gerekirken yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru bulunmamıştır..."

2-) (2. HD, 21.11.2007, 2007/18363-16200)

"...Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle, davalının 2003 yılı Nisan ayında Ali isimli kişiyle birlikte evi terkettiği ve bu kişiyle fiilen, evliymiş gibi karı koca hayatı yaşamaya başladığı ve halen dahi aynı kişiyle beraber olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 161'nci maddesinde yeralan boşanma sebebi gerçekleşmiştir. İsteğin kabulü ile davalının zinası nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır..."

3-) (2. HD, 07.06.2010, 2009/9847-2010/11195)

"...Davalının, kocası evde yokken zaman zaman geceleyin "Kemal" isimli şahsı eve aldığı, son olarak 26.02.2008 tarihinde geceleyin bu şahsı çağırıp yine eve aldığı, bu son olay nedeniyle konut dokunulmazlığını ihlal etmekten bu şahıs hakkında kamu davası açılıp cezalandırılmasına karar verildiği, Tire Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/211 esas sayılı dosyasından ve bu davada dinlenen tanıklar Filiz ve Perihan'ın beyanlarından anlaşılmaktadır. Davalının kocası işte iken geceleyin bir erkeği eve alması zinaya delalet eder. Türk Medeni Kanununun 161.maddesindeki boşanma sebebi gerçekleşmiştir. O halde, davalının zinası sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır..."

4-) (2. HD, 04.06.2015, 2014/26400-2015/11712)

"Davacı kadın, zina (TMK m.161) ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 161/1) sebeplerine dayanarak boşanmalarına karar verilmesini istemiştir. Davalı erkeğin bir başka kadınla yaşadığı, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Zina eylemi sabit olmuştur. Davacı, davalının zinası nedeniyle hem özel hem de genel sebebe dayanarak boşanma talep edebilir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı dava kabul edilmiş, zina nedenine dayalı boşanma konusunda ise bir karar verilmemiştir. Zina hukuki sebebine dayalı taleple ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..."

5-) (2. HD, 23.10.2018, 2017/4249-2018/11761)

"…Yapılan yargılama ve toplanan deliller ile dinlenen tanık beyanlarından, davacı-karşı davalı erkek ile dava dışı S.O. isimli kadının mahkemenin de kabulünde olduğu üzere beraber tatile gittikleri, sosyal ortamlarda bu kadını eşi olarak tanıttığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı-karşı davacı kadının zinaya dayalı boşanma davasını ispatladığının kabulü gerekir. O halde davalı-karşı davacı kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir..."

6-) (2. HD, 05.06.2018, 2017/1870-2018/7294)

"...Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere; davacı-karşı davalı kadının evlilik devam ederken, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, ... isimli şahısla mutad sayıdan fazla telefon görüşmeleri ile mesajlaşmalarının olduğu, tanık olarak dinlenen ortak çocuk tarafından da belirtildiği üzere, cinsel birleşmenin gerçekleştiğine delalet eden mesajlaşma içeriklerinin açığa çıktığı, kadının bazı günler eve gelmeyerek eve gelmeme nedeni, nerede kaldığı hakkında bilgi vermekten imtina ettiği gibi bu konuda yalan beyanda bulunduğu, bu durumunda tanık beyanlarınca açıkça ifade edildiği, ayrıca ... isimli şahısla alkollü mekanlarda samimi şekilde göründüğü, bu durumun da eşinden gizlenmesi için bu hadiseye şahit olan tanıklarla görüştüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı-karşı davacı erkeğin zinaya dayalı boşanma davasını ispatladığının kabulü gerekir. O halde davalı-karşı davacı erkeğin zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir..."